
Meme kanserinde erken tanı ve tarama oranlarının artırılmasına yönelik toplumsal farkındalığı güçlendirmek amacıyla, Roche İlaç Türkiye'nin katkılarıyla düzenlenen “Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi”nin ikinci halk eğitimi Türk Cerrahi Derneği, Europa Donna Türkiye ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Diyarbakır'da gerçekleştirildi.
DİYARBAKIR (İGFA) - Dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konulurken, bu hastalık kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor.
Her 8 kadından 1'inin yaşamı boyunca meme kanseri riskiyle karşı karşıya olduğu biliniyor. Dünya genelinde yapılan analizlere göre düzenli yapılan meme kanseri taramaları, taramaya katılan kadınlar arasında ölüm oranını yaklaşık %20-%30 arasında azaltarak, tarama programlarının toplum sağlığına katkısını gözler önüne seriyor.
Bu veriler, tarama programlarına katılımın ve erken tanı farkındalığının hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bu doğrultuda Türk Cerrahi Derneği, Europa Donna Türkiye ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü iş birliği ve Roche İlaç Türkiye'nin katkılarıyla ilki düzenlenen “Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitim Programı”nın ikinci halk farkındalığı etkinliği 16 Ocak'ta Diyarbakır'da gerçekleşti. Sezai Karakoç Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte meme kanseri hakkında temel bilgiler, erken tanı yöntemleri, risk azaltma stratejileri ve bölgesel tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı.
Etkinliğe Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Diyarbakır Gazi Yaşargil Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Ay, Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Bahri Çakabay, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Sadullah Girgin, Europa Donna Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Derya Subaşı Sezgin katıldı.
Açılış konuşmasında erken tanının önemine dikkat çeken Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, farkındalık eğitimlerinin dönüştürücü etkisini şu sözlerle vurguladı: “Düzenli mamografi, klinik muayene ve kendi kendine meme muayenesi birlikte ele alındığında erken tanı oranları ciddi şekilde artıyor. Erken tanıya yönelik farkındalığı artırmak, bu alışkanlıkların toplum genelinde yaygınlaşmasını sağlıyor; bu da doğrudan yaşam süresini ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkiliyor.”
“BİLGİYLE GÜÇLENEN KADINLAR ERKEN TANIYA DAHA HIZLI ULAŞIYOR”
Meme kanseri hakkında genel bilgileri paylaşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Diyarbakır Gazi Yaşargil Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Ay, toplumdaki bilgi düzeyinin önemini vurguladı: “Meme kanseri konusunda doğru ve güncel bilgiye sahip olmak, korku ve önyargıların önüne geçiyor. Kadınlar neyle karşı karşıya olduklarını bildiklerinde, tarama ve kontroller konusunda çok daha bilinçli ve istekli davranıyor.”
“GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR, MEME KANSERİYLE MÜCADELEDE FARK YARATABİLİR”
Meme kanseri riskini azaltma stratejilerini aktaran Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Bahri Çakabay, önlenebilir risklere ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Günlük hayatta yapılan küçük ama bilinçli tercihler, uzun vadede sağlığı doğrudan etkiliyor. Hareketli bir yaşam, dengeli beslenme ve beden farkındalığının artması, meme kanseriyle mücadelede önemli bir destekleyici rol oynuyor. Bu farkındalık, kadınların kendi sağlıklarıyla ilgili daha güçlü adımlar atmasını sağlıyor.”
“TARAMA PROGRAMLARINA KATILIMI ARTIRMAK PAYDAŞLARIN BİRLİKTE HAREKET ETMESİYLE MÜMKÜN”
Bölgesel tarama programlarına katılımı artırmaya yönelik önerileri paylaşan Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Sadullah Girgin, sürdürülebilirliğin altını çizdi: “Ücretsiz tarama hizmetlerinin bilinirliğini artırmak ve erişimi kolaylaştırmak büyük önem taşıyor. Sağlık otoriteleri, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket etmesiyle katılım oranlarını yükseltmek mümkün.”